HaberAktuel.com Genel Yayın Yönetmeni
E-posta: editor@haberaktuel.com
Yazarın Diğer Yazıları
Edep Yırtığı
Dink Öldü, Ya Sonrası?
Vay Halimize!
Evet, Siz Ermeni’siniz!
Başbakan’ı Nasıl Bilirsiniz?
AVEA Yanlış Yaptı!
Abilik
Teröre Dur De Başbakan
Hayat Yoluna Koysun
İsrail Vuruyor Dünya Bakıyor
Önce Vefa!
Demirel Konuşuyor!
Aferin MemetAli Abi
Merhaba Saygıdeğer Okurlar
Yazı-Yorum Anasayfa
|
Hayat Yoluna Koysun
Yemeği fazla kaçırmak gibi bir şey fazla yorulmak. Fazla yersen karnın ağrıyor, çok koşarsan bedenin yoruluyor. Çok düşünürsen de zihnin kaldıramıyor. Fazla yemek yediğimizden midir, çok koştuğumuzda mı yoksa fazla düşündüğümüzden mi bilmem ama epeyce bir yorulduğumuz gün gibi ortada. Göz açık ama görmüyor, uyanık ama düşünemiyor, yaşıyor ama ölüyor gibiyiz.
Kalın kaslarımın olduğunu fark ettiğim gün hayatla daha bir mücadeleci olma kararı aldım kendi kendime. Daha çok koşacak, daha çok düşünecektim. Belki de daha çok yiyecek… Bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünde geride bıraktığım günler. Hatıralarımda gömülü günler… O günlerde kaslarımı sıkça gösterdiğim anlar oldu. “Ben güçlüyüm” enesinin bir köşede sinsi ve gizli durduğu günler.
Gücünde tükendiği zamanlar olduğunu gördüm sonraları. Ömrün tükendiğini gördüm. Verdiğim her savaşta bir fanilik vardı. Sizinde öyle! Hanginiz dünyada ebedi işler yaptığınızı ileri sürebilirsiniz ki? İsrafil’in bir üflemesine kadar saklı değil mi yaptıklarınız? Her şey yıkılır benim yaptığım kalır diyebilir misiniz? E dersiniz elbette. Doğru olsa da, yanlış olsa da herkes her şeyi diyor ya artık. Yolunda gitmeyen durumlar söz konusu oluyor işte zaman zaman. Eyvahlar, keşkeler, öfler, püfler kol geziyor cümlelerde. O an kaslarını gizlemeye çalışanlarla dolup taşıyor sokaklar. Kaslarını göstermeyenlerle ve keşkelerine kulp arayanlarla doluyor. Hâlbuki herkesin keşkeleri vardır. Zaman zaman kendini yeniler keşkeler sadece. Bir keşke maziye bırakır kendini ve diğeri misafir olur çile günlerine.
Kasların fayda vermediği günlerde hayatı hayatın yoluna koyması gerekliliği üzerinde durmuşumdur her zaman. Kendimi tahtımdan indirmiş ve yerine hayatımı oturtmuşumdur. Hayat yoluna koysun… Bedenimi çıkarırı bir kenara koyarım yerine hayatımı, manevi varlıklarımı. Hayatımı yönetemediğim zaman kavuğumu çıkarır hayatın kendisine veririm. Veririm ki o yönetmeye başlasın beni ve yoluna koysun herkesi ve her şeyi… Hayatın kendi kendini yorması daha mantıklı geliyor bana. En azından daha realiteye uygun şartlar oluşur hayatın kendi içerisinde. Mantıksız gördüğü çaresiz vakalara kendisi yol verir. Kendisi ağlar. Kazanırsa da kendisi sevinir.
Boşuna diz dövüp ağıt yakmanın bir anlamı yok o halde. Çünkü yol gösterende, yalnız kalanda hayatın ta kendisi olacak. Bu durumda huzur bulacak olanda hayatın efendisidir. Yani siz, yani ben, yani herkes, yani o hayatın sahibi…
Hayatla baş gelemeyecek kadar güçsüz hissetmelisiniz kendinizi. Onla güreşmeye kalktığınız zaman tuşa getiriveriyor sizi. Sırtınız berkse yaşadınız. Aksi ise yandınız. Ya hayatla güreşmemesini öğrenin, ya da sırtınızı berkleştirin. Ya hayatın gelenine hoş geldin, gidenine güle güle deyin ya da ne onun misafire buyur edin nede kendi misafirinize…
Hayat ebeveynler gibidir. Hep en iyisini bilir. Doğrusunu ifade etmek gerekirse efendisinin canını sıkacak müsaadelere yeltenmez. Her gelene eyvallah etmez, gidenin hemen gitmesine de mahal vermez.
Bırakın! Bırakında artık hayat yoluna koysun. Hayat kendi kendini yönetsin. İyiyi de o sırtlasın, kötüyü de… Evet… Hayat yoluna koysun!
Yayın Tarihi: 17.Ağustos.2006 - Perşembe
Uyarı: Yazı-Yorum bölümünde yer alan tüm yazılar ve yorumlar yazarın kendisine aittir. LinkDunyasi.com bu yazıların içeriğinden sorumlu değildir.
|