Ana SayfaSponsorlarSite EkleReklamİrtibat Bugün: Açılış Sayfası YapFavorilere ekle
 Yazı-Yorum / Muaz Kalaycı
Muaz Kalaycı Köşe Yazısı
HaberAktuel.com
Genel Yayın Yönetmeni
E-posta:
editor@haberaktuel.com

Yazarın Diğer Yazıları
Edep Yırtığı
Dink Öldü, Ya Sonrası?
Vay Halimize!
Evet, Siz Ermeni’siniz!
Başbakan’ı Nasıl Bilirsiniz?
AVEA Yanlış Yaptı!
Abilik
Teröre Dur De Başbakan
Hayat Yoluna Koysun
İsrail Vuruyor Dünya Bakıyor
Önce Vefa!
Demirel Konuşuyor!
Aferin MemetAli Abi
Merhaba Saygıdeğer Okurlar
Yazı-Yorum Anasayfa
 Dink Öldü, Ya Sonrası?

  Evet! Hırant Dink öldü. Ya sonra? Sonrası mı…? Koca bir “hiçççç”

  Hırant Dink öldü, gömüldü, Samast yakalandı, çete ortaya çıktı derken emniyetteki kadrolaşma söylentileri ve koltuk kavgası Dink’in öldürülmesi skandalının ikinci planda kalmasına neden oldu.

  Hepimiz Ermeni’yiz diyenlerin de gıkı çıkmaz oldu. Hırant Dink’in katledilişini bizde lanetlemiştik, lanetliyoruz, lanetliyorlar. Bürokrasilerin birbirine düşmesinin faturasını bu defa Hırant’ın birinci dereceden samimi yakınları ödüyor.

  Bir yandan iki arkadan dolaşan derin devlet emniyeti de birbirine düşürmeyi başardı. Şimdi gündem meselesi Samast’ın ve Yasin Hayal’in de mensubu olduğu çete değil; gıcır gıcır kırmızı koltuk!

  Yapılan bir yanlış var amma ne? Emniyet güçlerinin zedelenen imajının görevden almalarla, yer değiştirmeyle, istifalarla düzeleceğini mi sanıyor hükümet?

  Emniyetin güvenilirlik oranının eksilmesinde medya organlarının büyük suçu olduğunu yazmıştım bir yazımda. Hoş, takınılan tavır hâla devam ediyor ya neyse… Medyanın büyüttüğü bu imaj kirlenmesine çözüm olarak hükümetin başvurduğu yol bir nevi kendi kendisini ihbar etmek gibi bir şekle bürünüyor.

  Celalettin Cerrah’ın İstanbul Emniyeti’ndeki görevini hep Başbakan Erdoğan’ın yüzü suyu hürmetine yürüttüğünü söylerlerdi. Ben söylemiyorum vallahi, yazdım ya; söylerlerdi. Söylerlerdi de inanmaz mıydım? İnanırdım inanır. Buna bende inanırım, Kadir’de inanır.

  Velhasıl kelam kadrolaşma kavgası patlak verdi görünen köyde. Kılavuzumuz bile mevcut hani. Ama görünmeyen birde diğer yüzü var köyün.

  Meselenin aslı kadrolaşma değildi. Meselenin anası-babası-halası-amcası Dink öldürülmeden önce alınmayan tedbirler (ki neyin tedbirini alıyorsunuz, Özal’ı alnının çatından vurmuyorlar mıydı?), yapılan ihbarlara asılmayan kulaklardı.

  Ama konu yolunu sapıttı ve siyasi rant haline dönüştü. Asla bir kadrolaşmanın neticesinde peyda olan bir cinayet olduğunu düşünmüyorum bunun. İhbarların değerlendirilmemesine, işleme konulmamasına kadrolaşmanın bir eseri olarak bakmıyorum ben.

  Cinayet işlenmeden önceki süreçte de, işlendikten sonraki süreçte de bangır bangır bağırdım “derin devlet” diye. Bu derin devlet dedikleri şey iblis gibidir. Kendisi karışmaz olaylara. Şeytanlarını gönderir.

  Derin devletti, kadrolaşmaydı derken, olacağı varmış oldu ve Dink öldü. Klasik bir Türkiye tablosu çıktı karşımıza. Gizliden koltuğu kapma dertlileri, paçayı kurtarma dertlileri, hükümeti nasıl devirir, Bakanları nasıl düşürürüm dertlileri derken keten helva yandı, kül oldu.

  Haber alabileceğimiz tüm medya kanalları bile kendisini suyun akışına bıraktı. Mesela Hırant’ı acilen Agos’tan dışarıya çıkaran ve gazetenin hemen bitişiğindeki bankadan 2500 dolar istemesine neden olan gizemli arkadaşı basın dâhil herkes unuttu.

  Kimdi bu sırlı dost? Hırant’ın ayakkabısının altı bile delikken neden 2500 dolar istedi? Hırant neden vermek için aceleyle kendisini dışarıya attı?

  Dink’in bankadan 2500 dolar çekmek için dışarıya çıktığı, savcılığın elinde bulunan tanık banka personellerinin ifadeleri ile ispatlıdır.

  Herkes binlerce dolar isteyen bu dostu unuttu. Ha bu işte bir art niyet arama peşinde değilim. Para, Agos’un resmi harcamaları için kullanılacak bir ödemede olabilirdi. Ama ne olursa olsun, ister kefen parası ister çorba parası… Böylesine önemli ve karmaşık meselede bugüne kadar böyle bir sırrın çözümlenmemesi yine koltuk kavgası krizinin yol açtığı bir tutum.

  Erhan Tuncel’i konuşturmanın yerine torpilini konuşturmaya başladı kimileri. Şahsen giderek çatallaşan durum kuşkularımı artırmıyor değil. Erhan Tuncel, tatminkâr konuşmadığı müddetçe cinayet birkaç kişinin işlediği bir suç olarak tarihi lekeleyecek.

  Hâlbuki olayın derininde büyük bir terör örgütünün parmağı var. Terör örgütü tanımlamasına derin devleti de dâhil ediyorum. Savcıların elinde bulunan tüm bilgileri, belgeleri elbette bilmiyorum. Ama bilsem de, bilmesem de cinayeti iki, üç kişilik bir sokak çetesinin işlemediği muhakkak.

  Hükümetin acilen olaya bakış açısına çeki düzen vermesi lazım. Seçim öncesi imajı düzeltme girişimlerinin yerine cinayet sıcaklığını daha da yitirmeden çözümleme yollarına başvurmaları daha mantıklı olacak.

  İki buçuk aydır Emniyet Genel Müdürlüğüne bir müdür atanmadı. Horozu olmayan bir kümes gibi. Bu başsızlık Genel Müdürlükle, İstanbul Emniyetinin ortak çalışma yapamamasına neden oluyor.

  Önceden söylediğim gibi; Ne olur bu defa kazanan onlar olmasın. Derin devlet olmasın… Hükümet seçimi değil, durumu kurtarmanın yollarına bakmalı. Yazarınızdan söylemesi…


  Yayın Tarihi: 14.Şubat.2007 - Çarşamba

  Uyarı: Yazı-Yorum bölümünde yer alan tüm yazılar ve yorumlar yazarın kendisine aittir. LinkDunyasi.com bu yazıların içeriğinden sorumlu değildir.

 Kategoriler
Ana Sayfa
Alışveriş
Arama & Toplist
Arkadaş & Sevgili
Askeri Kurumlar
Astroloji & Fal & Burçlar
Atatürk & Tarih
Bakanlıklar & Partiler
Bankalar
Bilgisayar & İnternet
Cep Telefonu
Çocuklar İçin
Dergi & Yayın
Din & İnanç
Doğa & Hayvanlar
Domain & Host
E-Kart & Sevgi
Eğitim & Öğretim
Ekonomi & Finans
Erotik & Yetişkin
Adult +18
Firma Rehberi
Forum & Paylaşım
Gazete & Yayın
Hazır SMS Sözleri
Hukuk & Kanun
Kariyer & İş
Komedi & Mizah
Konsolosluklar
Kültür & Sanat
Magazin & Paparazzi
Mobilya & Dekorasyon
Moda & Güzellik
Müzik & Mp3
Mutfak Yemek
Sınav Sonuçları
Online Tavla
Online Hizmetler
Otomobil & Araba
Oyun & Eğlence
Öğrenci Birlikleri
Sağlık & Tıp
Sinema & Tiyatro
Sohbet & Chat
Sözlük & Terim
Sponsor Siteler
Spor & Futbol
Son Dakika Haberleri
Şans & Bahis
Şiir Edebiyat
Tatil & Gezi
Televizyon & Radyo
Üniversiteler
Ünlüler
Valilikler
Web Tasarımı

eXTReMe Tracker

Yazı-Yorum / Muaz Kalaycı Köşe Yazısı